» 
» 
Danıştığın Kadar Varsın

Danıştığın Kadar Varsın

Seçimlere çok az bir süre kala Politika Araştırma Genel Müdürü ve Siyasi Danışman Yalçın Taze ile söyleşi yaparak seçimleri ve bu işin mutfağında neler olup bittiğini konuştuk.

Yüksek Seçim Kurulu'na aday listelerini teslim etmelerinin ardından partilerdeki heyecan, yerini şaşkınlığa ve yer yer hüzne bırakmış vaziyette.

550 milletvekilliği için Meclis’te gurubu bulunan partilere yapılan aday adaylığı başvuru sayısının 15 bini bulduğu belirtiliyor. Kesin listeler 24 Nisan'da açıklanacak ancak listelerde büyük bir değişiklik olması beklenmiyor.

YSK'ya aday listelerinin teslim edileceği tarih olan 7 Nisan'a kadar aday adayları arasında bir çekişme yaşansa da asıl yarış şimdi başlıyor.

İşte bu noktada adaylar arasındaki rekabette en önemli unsur ise muhakkak ki danışmanlar.

Politika Araştırma Genel Müdürü ve Siyasi Danışman Yalçın Taze, bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini, bunun ciddi bir kriz yönetimi durumu olduğunu belirtiyor.

 "Seçim süreci aslında oldukça kısa bir zaman dilimidir.  Adaylığa karar verdiğiniz andan itibaren önünüzde oldukça dar bir zaman kalıyor. Bu noktada aslında bir kriz ile karşı karşıyasınız. Az zamanda yapılması gereken “sınırsız” iş varken, nereden başlanacağı konusu ciddi bir çalışma ve uzmanlık istiyor."

 Klasik pazarlamanın neredeyse bütün unsurlarının yer aldığı bir alan olan “politik pazarlama”nın ciddi bir ekip işi olduğunu belirten Taze, danışmanlığın bir nevi “aşçılık” olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

 "İyi bir restoranda sipariş ettiğiniz bir porsiyon yemeğin önünüze gelmesini sağlayan şey, ciddi bir ekip çalışmasıdır. Malzemelerin temini, temizliği, doğranması, hazırlanması, nitekim servise hazır hale geldikten sonra göze de hitap edecek şekilde süslenmesi ayrı ayrı kişilerin eseridir. Burada bir mutfak gibi çalışıyoruz. Her seçmen bir müşteridir ve talep ettiklerini anlayıp hazırlamak ise bizim işimizdir. Burada elbette müşterinin taleplerini de iyi analiz etmek gerekiyor. Doğru bir analiz, doğru bir sunumu ve beraberinde elbette ki başarıyı getirecektir."

 Klasik pazarlamada yer alan “ürün” kavramının yerine, milletvekili adaylarını koyan Taze "Kimi zaman bir pazarlamacı gibi hane hane gezmek gerekebilir. Günümüzde iletişim teknolojisinin gelişimi ile hanelere girmek her ne kadar kolaylaşmışsa da konuk olunan hanenin dilini konuşmak,  göreneğini bilmek gerekiyor.” dedi.

 Taze, konuşmasının devamında adayların diksiyonundan giyimine, seçim bölgelerinde söylenecek sözlere kadar her şeyin bölgenin ve seçmen kitlesinin yapısına gore değişiklik gösterebileceğini söyleyerek " Her aday için geçerli tek bir yöntem olamaz" diyor ve ekliyor; “Ticarette bir ifade vardır; ‘söz uçar yazı kalır’ Siyasette ise yazı uçuyor söz kalıyor. Söylediğiniz her söz, sizi mezara kadar takip ediyor. Bu noktada aklıma hep Yunus Emre'nin ifadesi gelir;

‘Söz ola kese savaşı,

söz ola kestire başı,

söz ola ağulu aşı,

yağ ile bal ede bir söz’

herhalde söyleneceklerin dikkatle ve özenle seçilmesinin önemi bundan daha iyi anlatılamazdı.. Dolayısıyla, milletvekili adayının, milletvekilinin ve elbette siyasi her kişiliğin söyleyeceklerinin de iyi bir şekilde planlanması şarttır.”

9 Nisan 2015 Perşembe 14:16
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *

ÇOK OKUNAN HABERLER